Sözleşme, tarafların iradelerinin karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklanmasıyla kurulan bir hukuki işlemdir. Sözleşme kurulduktan sonra ise “ahde vefa” ilkesi uyarınca tarafların sözleşmeye bağlı kalması gerekmektedir zira ahde vefa ilkesine göre sözleşmenin tek taraflı sonlandırılması mümkün değildir. Buna rağmen sözleşmeyi tek taraflı fesheden taraf, karşı tarafın zararlarını karşılamakla yükümlüdür. Ancak sözleşmenin kurulduğu tarihte var olan şartlar zaman içinde değişim gösterebilir. Bu değişime bağlı olarak ise sözleşme kurulurken gözetilen denge aşırı derecede bozulabilir. Bu tarz durumların yaşanabileceği gözetilerek Türk Borçlar Kanunu’nun 138. maddesinde aşırı ifa güçlüğü düzenlenmiştir. Aşırı ifa güçlüğü, edimler arası aşırı dengesizlik olduğu durumlarda ortaya çıkar. Aşırı dengesizlik, sonradan ortaya çıkan olağanüstü durumun edimin ifasını taraflardan biri açısından aşırı ölçüde güçleştirmesi sonucunu doğurur. Aşırı ifa güçlüğü ise ahde vefa ilkesinin istisnalarından biridir. Böyle bir durumda, yaşanan dengesizliğin denkleştirilmesi için sözleşmenin mevcut şartlara uyarlanması gerekir.
1. ESER SÖZLEŞMESİ NEDİR?
Türk Borçlar Kanunu’nun 470. maddesinde eser sözleşmesi tanımlanmıştır:
“Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.”
Eser sözleşmeleri, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdir. Bu sözleşmesel ilişkide, yüklenicinin eseri tamamlama ve teslim borcuna karşılık, iş sahibinin bedel ödeme borcu bulunmaktadır. Taraflar bazı durumda bedeli tam olarak belirleyemeyebilir. Bu durumlarda yaklaşık olarak bedel belirlenebilir TBK 481 “Yaklaşık Bedel” kavramını düzenlemiştir. Tarafların ödenecek olan bedelin miktarını sözleşme kurulurken önceden ve kesin olarak belirlemeleri durumunda ise TBK. m. 480 uyarınca götürü bedel üzerinden kurulmuş bir eser sözleşmesi söz konusu olur.
2. GÖTÜRÜ BEDEL KAVRAMI NEDİR?
Türk Borçlar Kanunu’nun 480. maddesinde, götürü bedel kavramı ve götürü bedel kararlaştırılan eser sözleşmelerinde bedel uyarlamasının hangi durumlarda talep edilebileceği düzenlenmiştir. Götürü bedel üzerinden kurulmuş eser sözleşmelerinde, iş sahibinin borcu taraflarca kararlaştırılmış olan bedeli yani belirli bir miktar parayı ödemektir. Ancak, tarafların para yerine başka bir edimin ifasını kararlaştırmaları da mümkündür. Örneğin; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde iş sahibinin borcu arsa payını devretmektir. Para yerine başka bir edimin ifasının söz konusu olduğu bu gibi durumlarda da kararlaştırılmış olan edim kesin şekilde belirlenmişse iş sahibinin borcu “götürü” kabul edilir. Bedelin “götürü bedel” olarak adlandırılabilmesi için iki şartın gerçekleşmesi gerekir:
• Ödenecek olan bedel, önceden belirlenmiş olmalıdır.
• Ödenecek bedel, sonradan değişmeyecek şekilde kesin olarak belirlenmelidir.[1]
Tarafların götürü bedel kararlaştırmaları durumunda kural, bu bedelin değişmemesidir. Asıl kural, götürü bedelin değişmezliği olmakla birlikte kanun koyucu bazı durumlarda yükleniciye hâkimden bedel artırımı talebinde bulunma, bunun mümkün olmaması halinde ise sözleşmeden dönme hakkı tanımıştır.
TBK m. 480/2 uyarınca başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilse dahi taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, kararlaştırılmış olan götürü bedelle eserin yapılmasına engel olur ya da yapılmasını son derece güçleştirirse, yüklenici hâkimden götürü bedelin yeni duruma uyarlanmasını talep edebilmektedir.
Sözleşmenin kurulduğu sıradaki şartlar sözleşmenin ifasına kadar değişiklik gösterebilir. Bu tarz durumlara örnek olarak yakın bir gelecekte yaşanan pandemi verilebileceği gibi, olağanüstü hal, savaş, ekonomik kriz, enflasyonun yükselmesi ve paranın değerinin önemli ölçüde düşmesi de örnek olarak verilebilir. Sözleşmenin uyarlanması için önemli olan, olağanüstü durumun ya da olayın geçici değil sürekli veya en azından uzun süreli olması gerektiğidir.
3. GÖTÜRÜ BEDELİN UYARLANMASININ ŞARTLARI
Eser sözleşmesinde kararlaştırılan götürü bedelin uyarlanabilmesi için birtakım şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu bağlamda ilk olarak beklenmeyen halin var olması aranır. Diğer bir deyişle, uyarlama talebini ortaya çıkaran durum, sözleşmenin taraflarınca öngörülen veya öngörülmesi muhtemel bir hal olmamalıdır. Beklenmeyen halin varlığı, sözleşmede kararlaştırılmış olan eserin götürü ücretle tamamlanmasını güçleştirmiş olmalıdır. Söz konusu halin ortaya çıkması taraflara isnat edilmemeli ayrıca yüklenicinin de ilgili durumda kusuru bulunmamalıdır. Yüklenici söz konusu beklenmeyen, beklenmesi de mümkün olmayan durumun varlığını iş sahibine ihbar ettikten sonra şayet sözleşmede bedelin arttırılmasını engelleyen bir hüküm yoksa söz konusu götürü bedel mevcut şartlara uyarlanabilecektir. Bu sayede sözleşme ayakta kalırken bir yandan da sözleşme dolayısıyla taraflar mağduriyet yaşamayacaktır.
4. SONUÇ
Eser sözleşmesinin uyarlanması sözleşmeye bağlılık kuralının istisnasıdır. Bu istisnanın ortaya çıkmasındaki sebep ise aşırı ifa güçlüğüdür. Aşırı ifa güçlüğünün varlığı durumunda sözleşmeye bağlı kalmak tarafları zor duruma sokacağından, hakkaniyete aykırı olan mevcut halin ortadan kaldırılması ancak sözleşmenin uyarlanması ile çözümlenebilecektir. Sözleşme, mevcut şartlara uyarlandığında tarafların yaşamış oldukları veya yaşayacakları muhtemel sorunlar bertaraf edilmiş olacaktır. Ülkemizde ve dünyada yaşanan mevcut gelişmeler sonrasında aşırı ifa güçlüğünün meydana gelme ihtimali artmıştır. Covid-19 pandemisi ticari hayatı olumsuz etkilemiş ve enflasyon artışında etkili olmuştur Tüm bunların yanında ülkemizde son zamanlarda etkisini daha da hissettiren enflasyonun tahmin edilenden çokça yüksek olması, mevcut sözleşmelerin ifasına önemli ölçüde etkide bulunmuştur. Tarafların yaşananlardan olumsuz etkilenmesini en aza indirgeyecek çözümlerden biri ise var olan sözleşmelerin uyarlanmasıdır.
Uyarlamanın mümkün olmadığı hallerde sözleşmeden dönme imkânı da kanunda tanınmıştır. Bununla birlikte, öncelikle sözleşmenin ayakta tutulması esası ile hareket edilmeli, bunun mümkün olmaması halinde sözleşmenin sona erdirilmesi yolu seçilmelidir.
***
[1] Fikret Eren, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019, s. 666-667
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Veri Politikamızı / Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.